View high resolution
lights go out.
yaş hesabını bir türlü kesin doğrulukla yapamıyorum. 24 müyüm yoksa 23 bitti de hala 24 değilmiyim yoksa 25 miyim. çok zor yahu. eminim bazılarınız için çok kolaydır.daha bunu yapamıyorum zaten nasıl CEO olacağım ben!
lisede bir arkadaşım trigonometrinin de çok kolay olduğunu iddia ediyordu.
“abi işte cosinus 60 sinus 30’a eşit oluyor”. olmuyor da olabilir bu alıntı. tam tersiyse ukalalık yapılmasın.
hayatlarındaki tüm değerler bu kadar kesin olan insanları kıskanmıyorum. gerçekten yahu. ben kendimi ayaklı bir kaos diye gördüğümden dünya üzerindeki nefes alan ya da almayı durdurmuş insanlara karşı içimde bir öfke yok. benden kat be kat daha boktan durumda olan insanlar var diye de sevinmediğim gibi onlara karşı bir sempati duymuyorum.
hatta biraz önce ölmesini isteyeceğim insanlardan oluşan 10 kişilik bir liste yapmaya çalıştım; ( Neil Gaiman,1998, Smoke and Mirrors, http://en.wikipedia.org/wiki/We_Can_Get_Them_For_You_Wholesale )
ne yazık ki beceremedim. ölmesini istediğim 10 kişi olsa belki midemdeki gaz sıkışması sona erebilirdi. aslında 3 kişi bile yazamadım. üniversitedeki calculus hocasının bile sadece işinden kovulması benim için yeterli bir zarar.
dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek, çağlar boyu hatırlanacak bir sanat eseri yapmak, ya da en azından 2012 yazına damgasını vuracak bir şarkı bestelemek gibi yetilerim de olmadığından yavaş yavaş bu yazıyı daha güzel bir şekilde yazacak ve dünyadaki diğer insanlardan nefret etmeyen benden biraz daha özel adamın hikayesindeki “nefret edilmeyen ordinary guy” rolümü kucaklayacağım.
evet, ilkokul öğretmenim anneme “potansiyelini kullanmıyor” demiş olabilir.
evet, ortaokul öğretmenlerim babama “çok zeki ancak zıbı zıbı” demiş olabilir.
evet, lise hocalarım ” evladım, senden çok şey bekliyoruz ama sen bize göstermiyorsun, çok iyi yerlerde olacaksın biraz zorlarsan” demiş olabilir. ( neyi göstereceksem hala anlayamadım)
o potansiyelin bende olmadığını kanaat getirip, beni sevmeye başlayan ilk kadınla evlenmeyi düşünüyorum.
hikayenin buradan sonrasını iş kurmayı düşünenler okuyabilir:
beyler, potansiyel buluyoruz ve BUM!. bir nevi scout sistemi. brezilyadan, arjantinden teknik olarak yetenekli ancak disiplinsiz topçu bulmak gibi. almanları siktir ediyoruz.
liselerde, orta okullarda derslerde sürekli konuşan, bin bir türlü haşaralık yapan ama şeytan tüyüne sahip ya it olacak ya da dünyayı değiştirebilecek nitelikte çocukları bulup içlerinden en az birinin 2020 yazına damgasını vuracak şarkıyı yapmasını sağlıyoruz!
bir nevi our own pitbull!
cv’leri yollayın. ve hoşgeldin 2012 yazı.
Borges
A New Refutation of Time (via magnificentruin)
tamam hepimiz muhteşem işler yapmıyoruz hayatta, ama eminim içinizden 3-5 kişi bir batman t-shirtü alırken aynı zamanda Afrika’da yarasayı televizyonda süper kahraman olarak değil, kanını içmeye çalışan bir avcı olarak tanıyan çocuklara yardım etmek ister, 10-20 dolar bir şeyler verip.
belki.en azından.
bir şeyler anlatmaya müktedir tatlılıkta şarkılar.
o kadar yapacak işim yok ki; böyle şeylerle uğraşıyorum. hatta utanmıyor bir de bunları yorumluyorum.
çoğuyla da artık facebook’ta arkadaş olmadığımızı varsayarsak, boş zamanımın bir kısmını profillerindeki kapak fotoğraflarına bakarak geçirdim. zaten hiç serbest piyasa ekonomisi değil, bilgi sınırlı. sandığım kadar eğlenceli olmadı. 3-5 dalga geçtim tabi de.
bu arada; sen sen en arkadaki çocuk; ayıplar ayıplar bakma eski sevgilinin nişan fotoğraflarına baktığını biliyorum!
neyse, kendini tanımak istiyorsan eski sevgililerinin senden sonra nelerle uğraştıkları yıllık değerlendirmelere tabi tutarak değerlendirmek aslında iyi bir yol.
yüzde 85 lik kısmı şarap kadehleri ve ayarlı cümleleri seçerken ( i don’t trust words gimme an action) -ya da bu hesap bir şeyler işte - içlerinde, diğerlerinden daha çok sevdiklerim daha cool kapak fotoğrafları kullanmışlar. aferin kızlar; keep up the good work. yalnız spesifik olarak bir kız arkadaşımın yeni erkek arkadaşıyla mutluluk sıçtığı kapak fotoğrafını görmenizi isterim. açıkçası kendisi adına sevindiğimi de saklayamayacağım belli ki hem avatar’ında hem de kapak fotoğrafında yakışıklıyı kullanarak o da sevindiğini saklamamış.
yüzde 15 lik kesim ise ki bunlarla en azından facebook arkadaşlığımız devam etmekte, hala aradığı bay mükemmel’i bulamamış velhasıl ümidi de kesmediğinden aşklı meşkli bol mesajlı kapak fotoğraflarıyla katılmışlar. kendilerine zerre kadar mesaj atma isteği doğmadığı gibi bu yazının mansiyon ödülünü bile veremiyorum. yine de arayışlarında başarılar diliyorum. sorun zaten bendeydi.
ben ise bunun yanı sıra büyük ihtimalle tuvalette can sıkıntısından yaptığım seriously dude? kapak fotoğrafımla ne kadar cool olduğumu, ne süper bir insan olduğumu dosta düşmana yayınlarken, aslında bu yazıyı yazacak kadar da acınası durumdayım.
bu arada asla sevgilim olamamasına rağmen hayatımda önemli bir yeri olan, hala nasıl kapak fotoğrafına geçmediğini bilmediğim ancak keşke şu sıralar sevgilim olsa dediğim kadına da sevgilerimi iletiyorum. sevgi sözcüğünü çok cümle içinde kullandım en iyisi uyuyayım.
sen, sen en arkadaki çocuk, ağzını kırarım!
Coldplay - Every Teardrop Is a Waterfall (by ColdplayVEVO)
pek bir mutlu oldum. kelebekler saçtım sağa sola.
I monster - Heaven
(Source: youtube.com)